işte tanerbeyabi;
bakışlarıyla layerlara ayıran, bruce lee'yi free transform yapan abi.
uzun bir sürede yapmak istediğimiz tanerbeyabi röportajını çok geciktirdik, bu tüm toplumu üzdü. zira önceki röportajların (educatedear & ezka) üzerinden hallice bir zaman geçti. gerçi ezka röportajından sonra bu zaman gerekiyordu.. ama tanerbeyabi'ye soru hazırlamak hiç kolay değil, çünkü önemli yerlerde tanıdıkları var.

işte başlıyoruz. dındındırındın.
sevgili tanerbeyabi, röportaja başlamadan önce, norro bey'in söyleyip durduğu bir kuzenin varmış. bir gün konuşgada söylediğine göre siteyle alakali ya da alakasız çok önemli bir insanmış. bu herkese korku saldı. kim bu kuzen?
bu kuzen mevzusu nasıl bu noktalara geldi bilemiyorum. umarım kamuoyunda çok büyük bir beklenti oluşmamıştır. konunun ilk ne şekilde ortaya çıktığını hatırlamıyorum gerçi ama söz konusu kuzen/yeğen bobiler’deki “xbay” isimli şahıstır. kendisi sitede az sayıda fakat öz çalışmalara imza atmış olup benim nazarımda adeta rüzgar gibi geçmiştir. yoğun ısrarlarım sonucu kendisini yakın zamanda tekrar sahalarda görebileceğimizi umuyorum. neyse şimdi onu bi tarafa bırakalım da biraz benden bahsedelim.
(şu an norro içerde ağlıyor). doğrusu da bu. şahsınızı tanıyabilir miyiz? resim öğretmenisiniz galiba? hakkınızda başka bir bilgimiz yok.
çok küçük yaşlardan beri mizah dergileri okuyan, daha büyük yaşlardan itibaren karikatürleri yayınlanan, bir süre elektronik teknisyenliği yaptıktan sonra içinde kalan ukdeyi çıkarmak adına 3 sene boyunca resim bölümü yetenek sınavlarına girip sonunda muradına eren bir dervişim. izmir’de ikamet ediyorum. evli, mutlu ve çocuksuzum. öğretmenlik ve monte işleri haricinde duvar resmi ile dışarıya ufak tefek işler yapıyorum.
tanerbeyabi'nin 4 milyor euro'luk bruce lee montesi
bobiler.örg'e nereden sardınız? daha önce, ya da halen, başka sitelere de görseller hazırlıyor ya da bu minvalde bir şeyler yapıyor musunuz?
bobiler’i haber sitelerince araklanan monteleri sayesinde keşfettim. baktım ki işin içinde mizah var, photshop var, gündem var “e ne duruyorsunuz tanerbey monte yapsanıza” dedim kendime. daha öncesinden bu tarz bi kaç iş yapmıştım kendimce. üniversitedeyken yaptığım az sayıdaki yağlıboya tablonun büyük kısmı monte mantığındaydı. kısacası daha siteyle tanışmadan çok önce içimde minik bir kuçu taşıdığım söylenebilir. başka sitelere birşeyler hazırlamıyorum. ama buraya yaptığım bazı işleri zaman zaman uluslararası bir siteye gönderiyorum. ayrıca halen sitede paylaşmadığım, büyük boyutlarda basılıp sergilenmek üzere dijital çalışmalar yapıyorum. ufak çaplı bir sergi oldu daha büyüğünün yolda olduğunu umuyorum.
montelerinizin bir çoğu da politik. abi olmanızdan mı kaynaklanıyor bu? normal hayatta da politik hususlarda çokça fikir belirten bir insan mısınızdır?
günlük hayatta çokça politika konuşan biri değilim. daha doğrusu günlük hayatta çokça konuşan biri değilim. lakin mümkün olduğunca gündemi takip etmeye çalışan bir insanım.
tanerbeyabi korkusuzca bruce lee montelerine devam ediyordu:
ne olacak bu ülkenin hali? sizi kaygılandıran ya da mesud eden ne var? paralel evrene gidiyoruz desek geliyor musunuz?
mesela bu soruya aklımdan geçen cevabı verememek kaygılandırıyor beni. paralel evrene kimler gidiyor? cevabımı ona göre vereceğim.
herkes önce bu soruyu sorduğu için henüz kimseyi ikna edemedik. ama olur bi gün inş. pekii bobiler.örg'ü size versek ne yaparsınız? nereleri değiştirir, kimleri uçurursunuz?
konuyla ilgili fikirler zaman zaman sitede konuşuluyor. bunların bi kısmı ciddiye alınıyor büyük bir kısmını da yel götürüyor. özellikle puanlama konusu sorun. daha önce de belirtmiştim. şahsi kanaatimce oylamanın sadece (k) ve (s) şeklinde olması sağlıklı bir sonuç vermeyebiliyor. özellikle çeşitli k değerlerinin olması gerektiğini düşünüyorum; 1k, 2k, 3k .. gibi. ayrıca bu şekilde bir oylama olduğu taktirde soka’ya da gerek kalmaz gibi.
gene zaman zaman konuşulan sitenin tecrübeli ve güzide üyelerinden oluşacak olan “ihtiyar heyeti” tadında bir ekip bazı konularda yetkilendirilse, fikirlerine başvurulsa acaba daha mı iyi olur yoksa “nerede çokluk, orada mokluk ” şeklindeki atasözümüzün doğruluğu bir kez daha mı kanıtlanır henüz emin değilim. en azından tartışılabilir.
ayrıca yapılan güzel işlerin sadece sanal ortamda kalmaması adına sergi ve albüm olayına mutlaka girilmesi gerektiğini düşünüyordum ki meğersem albüm fikri sizin de gündeminizde varmış zaten. pek güzel bi gelişme ama sergi fikrinin de değerlendirilmesini isterim.
uçurma olayına gelince hemen her sitede olan gereksiz polemikçiler ya da kimsenin anlamayacağını sanan araklamacı monteciler can sıkıyor ama çoğu zaman gereği yapılıyor.
bobiler'de kuzeniniz olduğu gibi penguen'de de bir kuzen olabilir mi? hep sizin monteler çıkıyor penguen'e?
ilk sorunuz için cevabım “hayır”. ikinci sorunuz ise bir soru değil, mübalağalı bir durum tespiti. teveccühünüz diyelim.
bazı efsane monteleriniz var. benim de ilk aklıma gelen bruce lee montesi. zibinzi demiş ki tanerbeyabi deyince aklıma bir aile babası, mahallenin ağır abisi geliyor. lordgaga ise gizli gizli size amca demek istiyormuş. kazısak daha çıkacak. ama tanerbeyabi çıkıyor bruce lee'ye dil çıkartırıyor, köydeki masum teyzelere gerçeküstü imgelerle börek açtırıyor. ki o kadınlar belki dadaist.. bu tezattan kim sorumlu. dünya bilmek istiyor, kaç yaşındasınız?
sorunuz “yaşını bilmiyorum ama belli ki tevellüdün eski. bu yaşta böyle şeylerle uğraşmaya utanmıyor musun?” şeklinde algılanabilir. bilemiyorum belki de gerçekten bunu söylemek istediniz. aşk olsun ozanbey...
..haşa, 14 yaşında olsanız da aynı şeyi derdim. sürralist börek açtırmanın yaşı olduğu gün biz zaten tamamız. sektörde merak etmişler yaş kaç diye, ondan soruyorum..
..yaş 35 ama 70 olsa da böyle şeylerle uğraşırım gibime geliyor. du bakalım. ağır abilik bi durum olmadığı gibi yaşını gösteren bir kişi de değilim. “o halde nedir bu nikinizle kendini ele veren –abi-lik özentisi?” diye soracak olursanız kısaca özetleyeyim. siteye önce “tanerbey” mahlasıyla üye olmaya çalıştım lakin makina kabul etmeyince bir an önce üye olabilmek adına fazlaca düşünmeden “abi” eklemesinde bulundum. (bu arada zamanında tanerbey nikinin neden kabul edilmediğini anlamış değilim. halihazırda kullanılan bir nik değil bildiğim kadarıyla.)
tanerbeyabi'nin elinden dalime teyze'nin dramı:
etrafınızdaki insanlar monteler yaptığınızı biliyor mu? biliyorsa bu sizi geriyor mu? mesela bazen insan hassas bir hususta monte yapmak istiyor, bunu kimse bilmesin ama herkes bilsin istiyor. bu tip durumlar var mı? yoksa ifade edemediğim için soru yandı mı?
genelde biliniyor. montelerimi çoğu zaman kişisel facebook sayfamda yayınladığımdan kelli en azından arkadaş listemdeki herkes biliyordur diye tahmin ediyorum. buna rağmen bazen çalışmalarımı benim olduğunu bilmeden paylaşan arkadaşlar oluyor. bu da kendi içinde hoş bişey aslında. öyle pek kimseden saklayacağım şeyler yapmıyorum ama bi kaç çalışmamı isimsiz olarak eklemişliğim ve sonra da dayanamayıp kendimi gammazlamışlığım oldu.
size sosyal ağlardan nasıl ulaşabiliriz? ya da ulaşabilir miyiz? (friendfeed, google plus, twitter vs)
bu tarz şeyleri genelde uzaktan takip ediyorum. öyle ki henüz friendfeed ve google plus ortamlarında henüz yokum. twitter’a “tanerbeyabi” diye sorarsanız gösterir. ayrıca facebook ortamında çizim, resim, karikatür, monte vb. tüm çalışmalarımı paylaştığım “tanerbeyabi” sayfam mevcut.
http://www.facebook.com/pages/tanerbeyabi/204858259557246 hatta ileride belki özellikle karikatür ve mizah konulu ufak tefek anı, deneme, tecrübe.. tadında yazılar da paylaşabilirim gibi.
monteleri fikri güzel olduğu için mi yapıyorsunuz yoksa politik motivasyonu da var mı? mesela süper fikir buldunuz ama pek desteklemediğiniz dini görüşe / siyasi partiye / takıma / insana yarayan bir monte. yapar mısınız o monteyi?
fanatik bir insan değilim. fenerbahçeli olmama rağmen fenerbahçe ile ilgili birkaç monte yapmışlığım ve hatta konu açmışlığım vardır. ayrıca meclisteki tüm partiler ile ilgili monte yaptım. fikir güzelse, hakaret vs. içermiyorsa yaparım. ama yine de montelerimin yanlış ellerde tehlikeli bir silaha dönüşmesini istemem.
en sevdiğiniz monteleriniz hangileri? ulan bu çok süperdi ama kimseler anlamadı dediğiniz var mı?
hepsi evladım gibi gerçi ama bazısı daha bi hayırlı çıktı. özellikle;
bruce lee monteleri (
1,
2),
dalime teyze
leydi gaga
ve tabi ki sanal ortamda beklediğimin çok ötesinde ilgi gören
tsubasa
ve
semihli aşk-ı memnu,
terliksi hayvan,
parmak izi monteleri.
kimse anlamadı dediğim bi çalışma yok ama yeterli ilgiyi görmediğini düşündüğüm işler var. özellikle elcağızımla yaptığım “
imalat hatası” ve “
beatles” çalışmam gibi.
bundan sonrası için planlar var mıdır? varsa nelerdir?
biraz flash animasyon işiyle uğraşsam fena olmaz diye düşünüyorum. bu bağlamda şu meşhur kuzenle ortak birşeyler yaparız gibimize geliyor. duvar resmi işine de ağırlık vermek gerek. öte yandan eski günlerdeki gibi bir resim atölyesi açıp hem çalışıp hem de resim bölümlerine öğrenci hazırlamak pek güzel olurdu.
teşekkür ederiz tanerbeyabi, yüce bi insansın. bir milyon dolar da buradan gelse. iyi ki "abi" kismini Makina sana zorla aldirmış. var öle bişey, biz hissetik.